Amsterdam

“Kafası kıyak gençlik isteyen politikacıların memleketindeyiz!”

Yolumuz bu kez Amsterdam’a düştü…SONY DSC

Havalaanından şehir merkezindeki  tren istasyonuna ulaştığınızda dört bir yanınızda park edilmiş bisiklet grupları bulunan bir şehir düşünün. Burada insanların en çok kullandığı araç bisiklet, hatta şehirde büyük ihtimalle binek araçtan çok bisiklet olabilir diye tahmin ediyoruz.

02

Şehrin düzenli yerleşimi ve coğrafi yapısı da bisiklet kullanmaya oldukça uygun ve özel bisiklet yolları bulunuyor. İstanbul’daki trafiği düşününce bu durum gerçekten çok çekici bir hal alıyor :)

01

Amsterdam’a gitmeden önce burada Erasmus yapmış olan arkadaşımız Selva’nın tavsiyelerini not ettik ve bir bir uygulamaya çalıştık.SONY DSC

Amsterdam Schiphol Havaalanı’ndan trenle yarım saatte şehir merkezi’ne ulaşabilirsiniz. Şehrin bir ucundan diğer ucuna yürümek de özellikle İstanbul şartlarına göre açıkçası çok uzun sürmüyor tabi yorulmak istemeyenler için tramvay ve otobüsler de toplu taşımanın nimetlerinden.  Biz burada Euphemia Hotel’de konakladık. Otel Dam Meydanı’na yürüyerek 25 dakika mesafede ve ücretlendirmesi de ekonomik. Odaları temiz ve kahvaltı dahil. Odadaki en büyük eksik saç kurutma makinesi, yanınızda götürmenizi tavsiye ederiz.

Amsterdam alternatif bir seyahat noktası. Buraya gelen turistlerin asıl amacı müze görmek ya da tarihi incelemekten çok eğlenmek.SONY DSC

Bu şehrin simgesi haline gelmiş, Dam Meydanı’nın biraz ilerisinde ise Red Light District bir çok sokağı kapsayan bir bölge. Buradaki tüm içerik aslında 18+. Bazı yerlerde ise fotoğraf çekmek bile yasak. Bir çok Coffee Shop ve Sex Shop bu bölgede bulunuyor. Bölgenin birkaç sokağında ise vitrinlerde farklı milletlerden, güzel ve göreceli olarak güzel (!) bir çok hayat kadını görebilirsiniz. Elbette burada da fotoğraf çekmek yasak., hatta çaktırmadan çekmek isterseniz şiddete mahruz kalabilirsiniz :)04

Madame Tussaud Müzesi’ni görmeden gelmeyin :) Dünyaca ünlü bir çok simanın neredeyse gerçeğe yakın balmumundan heykellerinin bulunduğu bu müze, Banghkok, Berlin, Viyana, Hong Kong, New York gibi dünyanın sayılı, büyük şehirlerinde bulunuyor ve her bir müzede farklı ünlülere rastlamak mümkün.. Bizim ziyaretimizden kısa bir süre önce Lady Gaga’nın heykeli buraya teşrif etmiş :)05 06 07

İçeride George Coloney ‘yle ayaküstü sohbet edip, Papa’yı selamlaıp, Angelina Jolie ve Brad Pitt çiftine hayran kalıp Lance Armstrong’la bir bisiklete turu atabilir, Bob Marley ile düet yapıp ve Michael Jackson ‘dan bir kaç dans figürü öğrenebilirsiniz. İçerideki korku tüneline de mutlaka girmelisiniz.SONY DSC SONY DSC SONY DSC

Singel bölgesindeki Damrak Caddesi’ni de gezerek hediyelik eşya satan birkaç dükkana uğrayabilir, buradaki dükkanlardan paketlerde satılan lale soğanlarından alabilirsiniz. Dam Meydanı’nın Nes bölgesine giden sokağının başında ise fotoğraftaki bu kocaman çarığı göreceksiniz, onun hemen yanındaysa ucuz hediyelik eşya satan bir dükkan var, sahibi gerçekten çok sempatik ve fiyatlar çok ucuz.SONY DSC 11-2

Arkadaşımız Erinç’ten aldığımız bilgiye göre şehirde gönüllü tur rehberleri varmış. Öğle vakti Dam Meydanı’nda gruplar halinde insanlar görebilirsiniz. Burada bir kaç tur rehberi var ve bu grup halindeki insanları paylaşıp tura başlıyorlar. 3-4 saat kadar Spui, Rokin, Amstel bölgeleri başta olmak üzere neredeyse bütün şehri gezdiriyorlar.12 SONY DSC 14

Amsterdam’da dikkat çeken bir diğer nokta ise evlerin çatıları ve binaların hafif öne eğik olmaları.. Bu şehir birçok kanalla çevrili ve deniz seviyesinden yüksekliği neredeyse sıfır. Bu nedenle herhangi bir kanalın taşmasıyla binalar sular altında kalabiliyor. Buna bir tedbir olarak binaların giriş kapıları yüksekte yapılmış ve merdivenle çıkmak gerekiyor fakat suların ne kadar yükselebileceğini kimse bilemeyeceğinden her binanın tepesinde çıkıntı halinde kalın bir platform bulunuyor, ne işe mi yarıyor? Insanlar eşyalarını yukarıda bulunan bu platformdan bir düzenekle yukarı çekiyorlar, binalar da bu nedenle öne eğikler sebebi ise yukarıdan çekilen eşyaların binaya çarpması önlemek.15 SONY DSC

Red Light District’deki en ünlü coffeshopların başında Baba ve The Bulldog geliyor. İçeride pek çok esrar çeşidini bulmanız ve space kek yemeniz mümkün. Nasıl hissetmek istediğinize bağlı olarak mekandakiler size tavsiyelerde bulunuyor ve ona göre sipariş verebiliyorsunuz. Amsterdam’daki kurallardan başka biri ise sokaklarda asla esrar içilmemesi. Cebinizde taşıdığınız esrarı ancak herhangi bir coffeeshop’ın içerisinde içebiliyorsunuz. Space Cake’ler gerçekten çok lezzetli fakat fazla yememenizi tavsiye ediyoruz  :) Coffeshopların içinde gerçekten tahmin edemeyeceğiniz bir hava ve değişik bir koku var, girer girmez şiddetle hatta şehrin bütününde de yer yer hissediliyor.Gezmeden        Gelme.com

Kanalın yakınında bulunan Old Church Coffee Shop’ta bir milkshake içmeden gelmeyin :)

Bunun dışında birçok mantar çeşidini satan dükkanlar da var, nam-ı diğer Magic Mushroom ‘dan bahsediyoruz… Etraftaki sexshoplar ise bir o kadar eğlenceli aslında, hayal gücünüzü zorlayan ürünler satıyorlar.SONY DSC

Burada bulunan Condomerie isimli dükkan ise adında saklı olduğu gibi bir kondom diyarı :) Gerçekten çok yaratıcı ve eğlenceli modeller bulunuyor.17-2

Hava karardıktan sonra Red Light District’in paralelinde bulunan kanal gecenin ışıklarıyla harika bir görüntüye bürünüyor.SONY DSC

Singel bölgesinde bulunan Ocean’s 12 filmindeki sahnenin kahramanı ünlü De Dampkring Coffee Shop’a mutlaka uğramalısınız. İçerisi değişik renklerde dekorasyona sahip ve müzik de bir o kadar etkileyici.19

Hollanda’nın yemek kültürünün oldukça zayıf olduğunu biliyoruz, burası daha çok bir bisküvi ve peynir çeşidi cenneti.

Strop waffle ise Hollanda’nın bizim için en lezzetli şeylerinden biri. Karamel dolgulu çıtır wafflelardan çantanızda mutlaka bulundurun :)

Reguliersbreestraat ‘ta bulunan Subway kahvaltı için iyi bir seçenek.

Biz Amsterdam’a adım atar atmaz acıkan karnımızı doyurmak için arkadaşımız Aydın’ın tavsiyesi üzerine Dam Meydanı’ndaki seyyardan birer sosisli yemeyi tercih ettik, kendisine teşekkür ediyoruz :)

Şehirde en çok görebileceğiniz fast food noktası ise patates kızartması satan seyyarlar, özel soslu patateslerden yemeden gelmeyin :)

Avrupa’nın bir çok şehrinde bir zincir olan Wok to Walk ise burada hızlı ve lezzetli bir yemek için güzel bir seçim. İsteğinize göre noodle çeşitlerini, sosu, içine ekleyeceğiniz malzemeleri seçiyorsunuz ve sizin istediğiniz şekilde noodle hazırlıyorlar. Gerçekten denenmeli.20

Çok meraklısı bulunan Hard Rock Cafe akşam yemeği için iyi bir tercih. Burada bir hayli kalabalık bir sırayla karşılaşmanız mümkün. Ancak burada değişik ve akıllıca bir sistem kurulmuş. Beklemek için rezervasyon yaptırdıktan sonra size büyük bir kumandaya benzeyen ışıklı bir cihaz veriliyor. Cihazın 100 mt menzili bulunuyor ve siz Hard Rock Cafe’den bu menzil dahilinde herhangi bir noktada bekleyebiliyorsunuz.  Sıra size geldiğinde de bu cihazın ışığı yanıp sönüyor ve ses çıkarıyor, bu uyarı üzerine gidip size ayrılan yere oturabiliyorsunuz. Bekleme sorunu meşhur yerlerde her zaman can sıkıcı fakat biz bu cihaz sayesinde ayakta beklemek yerine hemen yakındaki tiyatro binasının içinde bulunan barda biranızı yudumlayabilirsiniz.

Hard Rock Cafe güzel bir fast food menüsüne sahip. Hamburgerleri oldukça doyurucu fakat ne yerseniz yiyin başlangıç olarak mutlaka bir Combo Tabağı yemeden gelmeyin. İçinde özel soslarla yiyebileceğiniz çeşitli kızartmalar bulunuyor.SONY DSC 22

Leidseplein bölgesindeki bir çok restorandan Ristorante Pizzeria Mimo’da kendinizi İtalya’nın güneyindeki bir restoranda sanabilirsiniz. Çalışan garsonlar dahi gerçekten Napolili ve zor ingilizce konuşuyorlar. Güney İtalya mutfağından Parmigiana di Melanzane ve Pizza Margharita oldukça lezzetli.

Yine bu bölgede bulunan The Bulldog Palace, Amsterdam’da bulunan birçok Bulldog Coffeeshoptan biri değil ama aynı gruba ait bir bar ve disco. The Sugar Factory, Melkweg ve eskiden bir kilise olan Paradiso buradaki en ünlü gece kulüpleri. Rokerij ise bu bölgede deneyebileceğiniz bir coffee shop.23

Van Gogh Müzesi ve Rijks Müzesi’nin de bulunduğu Museumplein’de Amsterdam’a gidenlerin olmazsa olmazı kocaman I Amsterdam yazısıyla bir fotoğraf çekilmeden gelmeyin.SONY DSC

Anne Frank’in Evi, Sex Müzesi ve Marijuana Müzesi’ni mutlaka görmelisiniz.

İçeride isminize özel bardak ve şişeler yaptırabileceğiniz efsanevi Heineken Experience’ı da görmeden gelmeyin diyoruz.25

Bu şehri kesinlikle bir daha geleceğimiz bir yer olarak not ediyoruz :)

Tüm bu tavsiyelerimizi bulabileceğiniz Foursquare listemiz için bu linke bakın, nereye gideceğinize hemen karar verin, yol tarifi aramaktan kurtulun!

https://tr.foursquare.com/gezmedengelme/list/amsterdam

www.gezmedengelme.com

Profiterol tadında gezi rehberi :)

Bir Cevap Yazın

Close
Bizi takip edin...
Bizi twitter'da takip etmek ister misiniz?
(function(i,s,o,g,r,a,m){i['GoogleAnalyticsObject']=r;i[r]=i[r]||function(){ (i[r].q=i[r].q||[]).push(arguments)},i[r].l=1*new Date();a=s.createElement(o), m=s.getElementsByTagName(o)[0];a.async=1;a.src=g;m.parentNode.insertBefore(a,m) })(window,document,'script','//www.google-analytics.com/analytics.js','ga'); ga('create', 'UA-43427586-1', 'gezmedengelme.com'); ga('send', 'pageview');