Antakya

“Angelina Jolie’ye rejimini bozduran tek şehir!”

29. Ulusal Leo Forumu için gittiğimiz Antakya tadı damağımızda kalan lezzetleriyle listemizde mutlaka tekrar gideceğimiz yerler arasındaki yerini aldı.
DSC_0756

Oldukça ufak bir şehir olan Antakya (diğer adıyla Hatay) M.Ö. 300 civarında Büyük İskender’in komutanlarından Seleucus Nicator tarafından kurulmuştur. Yapılan kazılardan M.Ö. 4000-5000 yıllarından itibaren bu şehirde yerleşim olduğu görülmektedir. Lübnan sınırlarında doğan Asi Nehri de bu şehirden Akdeniz’e dökülür.

DSC_0793

485183_10150747412417054_643192053_9743830_1577833521_n

Antakya bir çok dinin bir arada yaşadığı büyük bir kültür miksinin olduğu bir şehir aynı zamanda. Antakya evleri ile bir çok yönden zenginlik gösterir. Genellikle iki katlı olan bu evlerin, genellikle bir avlusu bulunuyor.DSC_0817 Tarihi Antakya evleri yoğunlukla Eski Antakya olarak tanımlanan Asi Nehri ile Habib-i Neccar Dağı arasındaki bölgede, özellikle Kurtuluş Caddesi ve çevresinde görülüyor.DSC_0797DSC_0815 Kurtuluş Caddesi üzerinde ve ona açılan ara sokaklarda yüksek tavanlı yüzlerce tarihi ev döneminin özelliklerini koruyor. Bu evlerden birinde arkadaşımız Selva’nın büyük teyzesi ikamet ettiğinden biz de evi görme şansı bulduk.

DSC_0820

Kapı şakşağı denilen ve dökme demirden yapılmış, içinde bir küre tutan el şeklindeki kapı tokmakları, kapı bastırağı denen kapı sürgüleri ve iri anahtarlı kilitler bu evlerin dış kapılarının hemen dikkat çeken özellikleri arasında yer alıyor.DSC_0809

DSC_0811

Harbiye Şelaleri’ni görmenizi tavsiye ediyoruz. Burada güzel bir yürüyüşten sonra ayaklarınızı buz gibi suya sokarak keyif yapabilirsiniz.DSC_0068

Tarihin ilk Katolik Kilisesi olan St. Pierre Kilisesi’ni görmeden gelmeyin! Burası Straius Dağı’nın batısında kayalara oyulmuş bir mağaradır.St_PierreKilisesi Hz. İsa’nın ölümünden sonra dünyaya yayılan havarilerden St. Pierre bu kilisenin ilk kurucusu ve rahibidir. DSC_0706M.S. 30’lu yıllarda Antakya’ya gelmiş ve ilk dini toplantısını bu mağarada yapmış, Hıristiyan (Hıristos) kelimesi ilk kez burada kullanılmıştır. Hıristiyanlar arasında önemli bir yeri olan St. Pierre Kilisesi, 1983 yılında Papa VI. Paul tarafından Hıristiyanlar için hac yerlerinden biri olarak kabul edilmiştir.DSC_0713

Antakya sokaklarını gezerken karşınıza çıkan ufak Katolik ve Ortadoks Kiliseleri göreceksiniz.DSC_0830 DSC_0832DSC_0827

Kudüs’te bulunan kiliseden sonra en eski kilise olan Antakya Rum Ortadoks Kilisesi ve her ayrıntısına hayran kalacağınız Antakya Arkeoloji Müzesi’ni mutlaka ziyaret etmelisiniz. DSC_0802DSC_0803 DSC_0805Arkeoloji Müzesi’ne müze kart ile girebiliyorsunuz. İçeride bazıları özel odalarda korunan lahitler, heykeller ve tarihe tanıklık etmiş bir çok mozaik eser göreceksiniz.DSC_0733 DSC_0740

Burası antik döneme ait eserlerin sergilendiği bir sanat müzesidir. Dünyanın ikinci büyük mozaik eserleri koleksiyonuna sahip bu müzede sergilenen eserlerin çoğunluğu Antakya’nın Roma dönemine ait mozaiklerden oluşmaktadır. Bu eserlerin çoğunluğu, 1932-1939 yılları arasında yapılan kazı çalışmaları sonucu keşfedilmiştir.DSC_0744 DSC_0753 DSC_0762 DSC_0765 DSC_0772 DSC_0777 DSC_0778 DSC_0782 DSC_0783 DSC_0786 DSC_0731

Tarihte gece aydınlatılan ilk cadde olan Kurtuluş Caddesi üzerindeki Affan Kahvesi’nde bir yorgunluk kahvesi içebilir, gül suyu ile yapılan ünlü su muhallebisi Bicibici’yi deneyebilirsiniz.IMG_2114

Antakya mutfağı ise oldukça geniş bir yelpaze sunuyor ve yediğiniz her şeyin mükemmel lezzette olacağını garanti ediyoruz. Oruk, Tepsi Kebabı, Muammara, Dağbuled, Kekik, Zeytin ve Çökelek Salatası ve Humus bu mutfağın bir çok üyesinden sadece bir kaçı.DSC_0347 Harbiye Şelaleri’nin girişinde bulunan Boğaziçi Restoran hem hizmeti, hem fiyatları hem de mükemmel mutfağıyla mutlaka gitmeniz gereken bir lezzet noktası. Mezeleri seçmeyin ve hepsinden az az tatmaya çalışın :) Kebapları da bir şahane.

Selva’nın tavsiye ettiği Sveyka ve Anadolu Restoran da bu lezzetleri tadabileceğiniz diğer yerler.

Antakya’nın olmazsa olmazı künefeyi en iyi yapan yer ise Uzun Çarşı’nın içinde bulunan Yusuf Usta’nın Yeri Çınaraltı Künefe. Taş fırında kocaman tepsilerde pişirilen künefeler gerçekten parmak yedirtiyor.DSC_0838

Buradan özel kutularda hazırlanmış künefeleri alıp evde pişirip şurup hazırlayarak afiyetle yemeniz de mümkün.

Anadolu tarihinde ilk ipek kumaşın Antakya Harbiye’de dokunduğu biliniyor. DSC_0834Harbiye’de İpek Böceği yetiştiren ve bunları dokuyan atölyeleri ziyaret edebilir, şal, eşarp, masa örtüsü gibi ürünlerinden satın alabilirsiniz.DSC_0369DSC_0360 DSC_0359 DSC_0397 DSC_0405

Uzun Çarşı’yı mutlaka gezmenizi tavsiye ediyoruz. Buradan mutlaka bir kaç tane defne tohumundan yağ çıkarılarak yapılan Defne Sabunu almadan gelmeyin :)

Tüm bu tavsiyelerimizi bulabileceğiniz Foursquare listemiz için bu linke bakın, nereye gideceğinize hemen karar verin, yol tarifi aramaktan kurtulun!

https://tr.foursquare.com/gezmedengelme/list/antakya

www.gezmedengelme.com

 

 

Profiterol tadında gezi rehberi :)

Bir Cevap Yazın

Close
Bizi takip edin...
Bizi twitter'da takip etmek ister misiniz?
(function(i,s,o,g,r,a,m){i['GoogleAnalyticsObject']=r;i[r]=i[r]||function(){ (i[r].q=i[r].q||[]).push(arguments)},i[r].l=1*new Date();a=s.createElement(o), m=s.getElementsByTagName(o)[0];a.async=1;a.src=g;m.parentNode.insertBefore(a,m) })(window,document,'script','//www.google-analytics.com/analytics.js','ga'); ga('create', 'UA-43427586-1', 'gezmedengelme.com'); ga('send', 'pageview');